BUDOKAİDO NEDİR?

blog yazısı ekle !

BUDOKAİDO NEDİR?

Budokaido, Japon ve Kore de ortaya çıkan bir dövüş ve savunma sanatıdır. Aslında "maha guru sagar shrestha" tarafından kurulan budokaido Nepal sokaklarında doğan bir dövüş sanatı olarak karşımıza çıkmıştır. 1950'li yılların başlarında ilk olarak çıkan Budokaido kısa bir süre içerisinde oldukça yaygın bir hale gelmiştir. Çünkü sokaklarda doğan bu dövüş ve savunma sporu hem gerçek hayata daha uygun hem de herkes tarafından kolaylıkla yapılabilecek niteliklere sahip bir spordur. Ayrıca diğer dövüş ve savunma sporları gibi hayali değil daha gerçekçi hareketlere ve düşmanlara ya da rakiplere sahiptir. Bu da budokaido sporunu daha gerçekçi bir hele getirmektedir.



TOBB Etü Spor Merkezi Nakra Sports

Söğütözü

Savunma sanatları iki insanın şiddetlenen kavgasının vahşi, acımasız, banal öğretisi değildir ve savunma sanatlarını gerçekten de sanat yapan, alçakgönüllülüğü, sakinliği, sağduyuyu, sevgiyi, yumuşak huyluluğu öğütleyen ve kavgayı ve kabalığı yadırgayan zihinsel öğretileri vardır. Bu anlamda değerlendirilecek olursa, savunma sanatı aynı zamanda bir yaşama sanatıdır.

Savunma sanatının zihinsel öğretileri yalnızca ahlaki değerlere katkıda bulunmakla kalmaz; aynı zamanda, zihinsel öğretilerin sanatçının savunma yeteneğine de etkide bulunduğuna inanılmaktadır.

Hemen hemen tüm Uzakdoğu savunma sanatlarının aynı kaynaktan geldiği ve yine hepsinin öğretisinde Ch'an (Zen) felsefesi öğretinin ortak temel öğesi olduğu bir gerçektir.

Binlerce yıllık bir maziden gelerek, savaşın ve savunmanın binlerce metotları ve hilelerini keşfeden savunma ve savaş ustaları, eski çağlardan beri büyük düşünürleri ve savaşçıları ile sanatın felsefesini, daha doğrusu sanatın taosunu keşfettiler.

Uzakdoğu kültüründe, öğrenmede zihnin boşaltılmasına çok önem verilmektedir. Taoistik düşüncede hakikatin ancak boşaltılmış bir zihne ulaşabileceğine inanılır.

Zihinsel işlerlikte, zihnin yalnız bırakılarak, kendi kendine, duru bir şekilde çalışması sağlandığında önsezinin ortaya çıktığı, daha isabetli ve hızlı hareket edildiği, ona güvenildiğinde sezgi yeteneğinin keşfedildiğine inanılmaktadır.

Zihnin yokluğu refleks zihin durumu, yani zihnin yalnızca bir kısmının değil, tamamının devreye sokulması ve maksimum işlerlik kazandırılmasıdır.

Etrafımızdaki olayları eksiksiz ve fazlasız olarak olduğu gibi, ön yargısız bir şekilde algılama ve daha önce kazanılmış yetenekler sayesinde refleks tepkiler gösterme savunma sanatındaki en önemli esaslardan biridir. Korku ve kaygılardan arınmış, yalın gerçek.

Muhtemel bir saldırı karşısında etkili bir savunma ve karşı hamle gerçekleştirebilmek için en etkili ve en doğru savunma tekniği binlerce kere tekrar edilmek suretiyle bilinçaltına yerleştirilerek etki karşısında iyi bir savunma refleksi kazanılması amaçlanır. Düşünerek karar vermeye zaman ve imkân olmayan durumlarda refleksler vücudun savunma mekanizmasını oluşturur. Saldırıya uğrayan birey daha önce çalışarak kazandığı savunma refleksleri sayesinde etkin savunmasını gerçekleştirme şansını yakalar.

Kendimi savunmak zorunda kaldığımda rakibin gücü ve tekniği beni ilgilendirmez. Rakibimin ünü ve ne kadar büyük bir dövüşçü olduğu benim için hiç önem taşımaz. Ben o anımı yaşarım.

O an karşımda rakibim vardır ve o bir insandır; yalnızca bir insan. Ve o insanı asla küçümsemem, basite almam. Ve ondan asla korkmam. O an rakibim bana bir saldırı yapar. Benim ise reflekslerim uyarılınca saldırıyı savuştururum.

"Başkalarını anlamak bilgeliktir, kendini anlamaksa aydınlanmaktır."

(Lao Tzu)


  • Su yumuşaktır, dövüşçü yumuşaklığın gücünü kullanmalıdır.
  • Su akmak ile akmamak arasında asla tereddüde düşmez, asla zaman kaybetmez.
  • Su tüm hareketlerini ansızın ve istemsiz olarak yapar. Savunma sanatçısı refleksleriyle hareket eder.
  • Su asla bayır yukarı akmaya çalışmaz, imkânsızı zorlamaz, abesle uğraşmaz.
  • Su akarken asla duralamaz ve sürekli akmayı devam ettirir.
  • Akan su pislik tutmaz, çer çöp barındırmaz.
  • Suyun önüne bir engel çıktığında onunla uğraşmaz, engeli devirebilirse tereddüt etmeden yıkar.
Kendini savunma ortamında karşınızdaki rakibinizin stratejisini keşfettiğinizde, diğer bir tabirle, rakibinizin zihnindekileri çözdüğünüzde onu yenmiş sayılırsınız.

Savunma sanatını gerçek bir sanat yapan en önemli özellik yumuşaklığın gücünü kullanmaktır.

Wing-Tsun Savunma Sanatının Tarihçesi

Wing Tsun savunma sanatı yaklaşık 300 yıl kadar önce Çin'de bir Şhaolin manastırında savunma sanatlarında zamanın büyük ustalarından biri olan Ng Mui adlı bir rahibe tarafından o zamanki dövüş sanatlarının zayıf yönlerini değerlendirip, bu zayıf yönlere çözüm yolları üreterek geliştirilmiş bir sistemdir.

Ng Mui bir kadın olduğu için güçlü rakiplerine karşı direnç göstermeden, rakibinin gücünden istifade etmeyi kendisine prensip edinmiş ve zayıfın güçlüye karşı şansı olarak tanımlanan yeni bir savunma sanatının temellerini atmıştır.

WT sisteminin profesyonel sahaya girmesi ile sanat sistematize edilerek öğrenci ve antrenör düzeyleri, konularıyla birlikte ayrılarak WT sisteminin eğitim programları oluşturulmuştur. Buna göre WT sisteminde 12 adet öğrenci programı vardır. Öğrenciliği tamamlamış olan sanatçı birinci öğretmen derecesi olan 1. H.G. programını çalışmaya başlar. 5. H.G. programları tamamlanınca Master of WT unvanı verilerek WT sisteminin silahsız olan tüm tekniklerini bildiği kabul edilir. 5. Master derecesi, P.G. (Practiker Grad) yani Usta düzeyi olarak adlandırılır ve master dereceleri 10. Dereceye kadar devam etmektedir.

Mücadele beş mesafede dört prensip ile yapılır:

Bu mesafeler, sınırlaması olmayan, kuralsız ve yasaksız gerçek bir müsabaka ortamında saldırgan ile aramızdaki mümkün olabilecek ihtimal mesafelerdir.

Mücadele Mesafeleri

1.Ayaklarla Mücadele (Birinci mesafe)

2.Ellerle Mücadele (İkinci mesafe)

3.Diz ve dirseklerle Mücadele (Üçüncü mesafe)

4.Göğüs göğse mücadele (Dördüncü Mesafe)

5. Yerdeki mücadele (Beşinci Mesafe)

WT savunma prensipleri

1)Yol boşsa ilerle,

2)Yapışık kal,

3)Karşı koyma,

4)Rakip geri çekilirse takip et.


"En yüksek ihtimal ve en mantıklı bir atak şekli de olsa dövüşte tahmin hezimettir. Tahmin etme zihnin duruluğunun bozulmasıyla olur. Hâlbuki zihnimizi mutlaka duru tutmalıyız. Tahmin konsantremizi bozar. Konsantre olmadan tekniklerimiz otomasyon kazanmakta zorluk çeker. Tahmin düşünerek savunma yapma çabasıdır."

Sifu Mustafa Gedikli



devamını oku...
Adres: Söğütözü cad. Blok: 3 No: 43 Söğütözü-Ankara


Daha önceden de belirttiğimiz gibi budokaido pratik bir dövüş ve savunma sporu olmasının yanı sıra gerçek hayatta karşılaşılan tehlikelere karşı kullanılabilecek en uygun ve topyekûn bir mücadele sanatıdır. Bu nedenledir ki, budokaido sporunu tercih eden sporcuların asıl amaçları bu dövüş ve savunma sanatının daha doğru anlaşılarak daha doğru kullanılabilmesini sağlamaktır. Budokaido sokakta gelişmiş olan bir spordur. Bu nedenle de Budokaido sporunun çok gerçekçi tekniklere sahip olması hiç şüphesiz en doğal durumdur.

Öncelikle bir dövüş ya da savunma sporunu tercih eden bir sporcu gerçek hayatta kendini savunabilmek için hangi tekniklerin gerekli olduğu, tecrübe edilmiş ve sonra da bu tekniklerin öğretilmesi amaçlanan sporları tercih edilmektedir. Ayrıca budokaidonun katı kuralları olmaması her yaştan ve her kesimden insanın tercihlerinde ilk sıralarda yer almaktadır. Kullanılan teknikler ise sokak dövüşünde olduğu gibi tüm tekniklerin kullanımına izin verilir. Budokaido, başlangıçta öğretilmesi doğduğu yer olan Nepal'de oldukça problemlere sebep olmaktaydı. Bu sebeple budokaido yeraltına çekilerek burada eğitimlerine devam edildi.

Budokaido asılan bakılırsa en kolay ve en evrimsel dövüş sanatı çeşitlerinden biridir ve lord buddha'nın en temel öğreti yollarından biridir. Beş elemente göre uyarlanmış beş temel hareketleri vardır. Bu hareketler budokaidonun temelini oluşturur. Bu yüzden tamamen insan kaynaklıdır. budokai-do öncelikle buddhako adıyla, maha guru swayambu tarafından tapınaklarında öğretilmeye başlandı. Daha sonraları isim "buda bedeninden vazgeçti" anlamına gelen budokai-do olarak değiştirilmiştir.